The Ark, Kaçış, Yokoluş ve Umut

arka the ark nuhun gemisi

Life’s but a walking shadow,

A poor player,  that struts and frets his hour upon the stage,

And then is heard no more;

it is tale told by an idiot, full of sound and fury,

signifying nothing.

 

Ömür bir yürür gölge; zavallı bir kukla ki sahnede salınıp çırpınarak saatini dolduruyor,

sonra bir daha adı duyulmuyor.

Bir aptalın anlattığı bir masal bu;

sırf gürültü, patırdı; bir anlama geldiği de yok

William Shakespeare

Bilinmeyen bir virüs türü, insan nüfusunun azımsanmayacak bir kısmını telef etmiştir. Hastalığın niteliğinden ötürü, sağ kalan kişilerin denize açılarak kaçmaktan başka çareleri kalmamıştır. Heybetli gemilerin eşliğinde, ıssız toprakları bulabilmek adına yola koyulurlar. Tek kişinin öncülüğünde, toplu göç başlamıştır…

7 dakikalık böylesine enfes bir kısa animasyon film hakkında edindiğimiz bilgiler sadece içinde geçen sözlerden ibaret. Evet 7 dakika boyunca ne bir konuşma ne de bir diyalog var. Zaten var olmasına gerek de yok. 1. Dakikada arka planda çalan müzik kalbimin derin kuyularına kadar inip; yıllanmış, üzeri örtülmüş, saklı kalmış yaraları deşerken bir yandan da manasız bir huzur veriyor. Hem üzüp hem de huzur veren bu melodiler bana çok da yabancı gelmedi. İlk dakika da ekrana mıhlayan bir diğer faktör de şüphesiz müzikle beraber Shakespeare’in meşhur sözlerinin ekranda belirmesi. Son derece anlamlı, düşündürücü ve etkileyici oldu benim için.

Bu sözü biraz açacak olursak Shakespeare’in Macbeth adlı trajedisinde geçer ve hikayenin son sahnelerinde Kral Macbeth’in ölümünden önce hayat hakkında söylediği sözlerdir. Bu ünlü trajedi bildiğimiz gibi General Macbeth’in cadıların kehanetleri üzerine dönemin Kralını ve daha sonra hırsına yenik düşüp Kraliyet ailesinin tamamını katletmesi, en sonunda ise yine Kraliyet ailesinden gelen bir prensin Macbeth’in canını almasıyla biter. Gözünü kör etmiş bir iktidar sevdasıyla nefsine yenik düşmüş eskiden onurlu olan bir general. Hayat işte böyle. Bir tiyatro sahnesi, insanlar da oyuncuları. Oynanan oyun ise hep aynı. Bazen oyuncular değişince oyun da değişecek zannediyoruz. Herkes bir öncekilerin oyunun oynar, ama kendine göre. Derken bir bakmışız sahneye biz çıkmışız. Hayır ben kendi oyunumu oynayacağım deriz ama sahnede her şey değişir. İnanamayız saatler sonra geldiğimiz yere. Hayat işte böyle. O sahneye çıkan herkes başkalarının oyununu oynamak zorundadır. MI?.

Alt tarafı iki cümle abartmaya ne gerek var diyebilirsiniz ama bence film bu trajedi ve özellikle bu söz üzerinden gönderme yapıyor, sanki bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Virüs mirüs hikaye. Güç ve iktidar karşısında kimler kendi oyununu oynayabilecek. Gerçekten bu oyun böyle yazılmış, böyle çizilmiş, böyle oynanmış olsa dahi hiç umut yok mu?

Giriş ve çıkış çok iddialıydı. Yavan ve içi boş bir iddia değil, hakkını veren cinsten. Herkesin kendine göre bir sonu vardır eminim (DİKKAT; EXTREME SPOILER) ama bana göre adam hiçbir zaman virüsle enfekte olmadı, bayıldıktan sonra uyandığında yeni bir yaşam alanı bulunmuş ve insanlar çoktan tahliye olmaya başlamıştı ama gördüğü o rüya tüm hayatını etkileyen cinstendi. Gözlerini açar ve hasta olduğunu görür. Silahı eline alır ve yıllardır bir şekilde hasta olan diğer insanların yaptığı gibi büyük bir fedakârlıkla geminin yasak bölgesine çıkar. Ölmeyi hiçbir zaman istememişti ama yeni bir hayata bu kadar yaklaşmışken hasta olması korkunç bir durumdur. Ölesiye korkar, elindeki silahı hiçbir zaman kullanamayacağını düşünür, kaçmayı düşünür, kaçıp kurtulduğu hayaller kurar. Sonra önünde alınlarına silah dayayıp ölmüş onlarca insanın cesetlerine bakar. Kaçış yoktur. Umut yoktur. Ya şimdi ya da asla. Tekrar tekrar gördüğü bu kabus, şakaklarına dayadığı silah yıllarca peşini bırakmaz. Aklını dahi kaybeder, gençliği ve gücüyle birlikte. Çünkü ölmesi gerekiyordur. Şakaklarına dayadığı silahı çekmesi yaşadığı onca acı, eziyet ve sefalete böylece son vermesi gerekiyordur.

Not: Bu yazıyı ilk dakikada çalan şarkıyı dinlemeden yazamazdım. Yapamazdım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s