Malezya’yı Anlamak 1 / Tarihi ve Biraz da Sıkıcı Bilgiler

“Her aydın kardeşimiz, kendisine bir ülkeyi seçsin; onun dilini, kültürünü, tarihini, coğrafyasını, ekonomik ve ticari imkânlarını incelesin ve o yönde uzmanlaşsın.”  MEC

Düsturu ile İslam ülkelerinden ve din kardeşlerimizin yaşadığı topraklardan birini seçtim. Nedeni ve sebebinin tamamiyle kişisel olduğunu belirtmek isterim. Kişisel sebeplerim merak edilecek olursa en önemli sırada Camiilere karşı duyduğum hayranlığa Maley Camiilerin farklı bir boyut kazandırması olacaktır. Camii meraklısı bir insan olduğum için bu ülkenin birbirinden güzel ve muntazam hatta dünyada eşine rastlanmayacak türde mimarisi, hikayesi ve derin anlamı beni çok etkiledi ve bu vesileyle Malezya hakkında bir çalışma yaptım nacizane.

Resim

Malacca Mosque, Malezya’da sevdiğim 2. camiidir

Malezya; Güney Doğu Asya’da bulunan ve temel 2 karadan oluşan toplamda ise 99+1 adaya sahip bir ülkedir. Malezya ve Borneo yarım adası. Bunlara Doğu ve Batı Malezya’da denir ve aralarında 640 km’lik suyla kaplı bir mesafe vardır. (Neden 99+1 merak etmediniz mi? Cevabı biliyorum ben🙂 )

Ülkede yıl boyu hâkim olan Tropikal İklimin özellikleri görülür. Nemli, ılıman ve sürekli yağışların olduğu bir bölgedir.

28 milyon nüfusa sahip Malezya’da halkın %55‘i Malay, %25’i Çinli, %10’u Hintli ve geriye kalan %10’luk kesimse diğer etnik kökene sahiptir.

Resmi dil Malayca olmasına rağmen halkın hemen hemen hepsi kusursuz İngilizce konuşabilmekte, bunun yanı sıra Arapçada geçerli diller arasında yer almaktadır.

Resim

Çook etkileyici.

Ülkede resmi din İslam’dır ve Müslüman olan halkın çoğu Malay kökene sahip, az bir kısmı ise Hintlidir. Budizm, Çinli halk tarafından benimsenen din iken Hindu dini de Müslüman olmayan Hintlilerin inancıdır. Hristiyanlık da yaygın olan dinler arasındadır.

Malezya federal anayasal monarşiye dayalı parlamenter demokrasi sistemiyle yönetilmektedir.  Toplam 13 eyalet vardır, bu eyaletlerden 9’u Sultanlar, 4’ü valiler tarafından yönetilir ve her 5 yılda bir dönüşümlü olarak 9 eyaletin sultanından biri Kral olarak seçilir. Devlet başkanı, Kraldır. Her eyaletin kendi anayasası, kendi meclisi ve senatosu vardır. Meclisi oluşturan üyeler halk tarafından seçim yoluyla belirlenir. Senatoyu ise sultanlar belirler. Bunların dışında ülkede 3 federal bölge vardır ve bu bölgelerin anayasası eyalet yasalarının üstündedir. Federal bölgeleri yöneten ise Kraldır. Tuhaftır ki ülkede seçmen olabilmek için 21 yaşını doldurmak gerekiyor.

Resim

Gündüz gözüyle de böyle

Malezya’nın siyasi partileri sultanlardan daha çok önem arz ediyor her ne kadar devlet başkanı Kral olsa da. En önemli siyasi parti, Malezya’nın bağımsızlığından bile önce kurulan, halkın geneline hitap edip desteğini alan, İslamiyet’in önemini vurgulayan fakat yine de batı etkisinden kurtulamayan United Malay National Organization(UMNO) ‘dır. Muhalefette ise, 1980 yılında kurulan, İslam’ı siyasetin dar bir çerçevesine sığdırılamayacağını tüm hayata homojen bir şekilde yayılması gerektiğini savunan, kamusal ve toplumsal her alanda İslamileştirme çalışmaları başlatan ve azımsanamayacak kadar çok destekçisi olan parti Malezya İslam Partisi(PAS)’dir. Bu partinin galip geldiği eyaletler ise Şeriat yasalarıyla yönetilir.

UMNO’nun kurucusu olan şahsiyetin soyu Osmanlı Hanedanlığı sırasında İstanbul’a giden Malezya Sultanının hizmetine verilen Çerkez asıllı Rukiye adlı Cariyeye dayanmaktadır. Malezya Sultanı Osmanlıdan emanet gibi aldığı bu hanımı ülkesinin en değerli bürokratlarıyla nikahlamış ve ölünceye kadar sahip çıkmıştır.

Resim

İşte 1. sıradaki, en en en sevdiğim

Malezya’da iktidardaki parti ne olursa olsun muhalefetin isteklerine büyük bir önem veriliyor ve halkın tamamını kucaklayan ılımlı ve hoşgörülü bir siyasi anlayış hüküm sürüyor. Bu sayede çeşit çeşit etnik kökene sahip, farklı inançlı insanlar şu ana kadar huzur içerisinde yaşamaya devam etmiş.

Ülkenin İslami tarihine bakacak olursak, İslamiyet Peygamber Efendimizin vefatından yarım asır kadar sonra Malezya civarındaki adalara sahabeler vesilesiyle ulaşmış fakat 15. Yüzyıla kadar bölgede İslami faaliyetler durağan şekilde seyretmiş, az bir kesimin tabi olmasıyla devam etmiştir. 15. Yüzyılda Malezya sultanlarından birisinin Komşu sultanlıklardaki Müslüman bir prenses ile evlenmesiyle, İslamiyet önce sultanlar arasında kabul edilmiş sonra da sultanlarını hem dini hem siyasi lider olarak gören halkın önderlerinin izinden gitmesiyle, Malezya İslam ülkesi haline gelmiştir. Kitleler halinde İslami kabulleniş, toplumun birçok özelliğini değiştirip Malay kültürünü sil baştan inşa etmiştir. İslamiyet’in Malay kültürünün şekillenmesine katkı sağladığı bir gerçektir öyle ki günümüzde bile Malaylar kültürel birçok özelliklerini İslami değerlerden ayrı göremiyorlar.

İslamiyet’in resmi din haline gelmesinden bir asır sonra, Malezya 16. Yüzyılda Portekizlilerin işgaline uğrar, yıllar süren direnişlere rağmen savaş kaybedilir ve ülkede asırlar boyu devam edecek olan sömürgecilik faaliyetleri böylece başlamış olur. Yarım asır kadar sonra bu sefer Hollandalıların işgaline uğrayan ülkeye en son olarak İngilizler gelir ve 200 yıl devam eden İngiliz sömürgesi altında yaşamaya başlanır. 2. Dünya Savaşı’nda bu sefer de Japonlar işgal edip, ülkede büyük bir tahribata sebep olurlar. Savaş sonrasında Japonya’nın kaybetmesi üzerine İngiliz hâkimiyeti tekrardan başlar ve Malezya 1957 yılında bağımsızlık ilan edilene kadar 4 farklı ülkenin elinde çıkar savaşlarına kurban giden bir ülke konumunda olmuştur.

4194886089

Bahçesi bile bir harika

İşgal eden her devlet tarafından manevi değerleri yozlaştırılmaya çalışılan ve İslam’dan uzaklaştırılmak istenen ülkenin inancı ise kaya gibi sağlamdır. Hristiyanlaştırma çalışmaları halk tarafından hiçbir şekilde kabul görmemiş ve benimsenmemiştir. Uzun yıllar baskı altında yaşayan halkın inançlarını ve kültürlerini sağlam tutmalarının altında yatan en önemli faktör, uzak diyarlardan gelip bu iklime yerleşmiş gönül önderleridir hiç şüphesiz. Tasavvuf alimleri halka her alanda destek olup, en zor zamanlarda bile toplumun motivasyon kaynağı olmayı başarabilmişlerdir. Çünkü yerli halk İslâm’ın kendilerini kölelikten ve çıkar çevrelerinin sömürüsünden kurtarabileceğini görmüştür. Yeni din, sıradan veya o ana dek ezilmiş kimseleri İslâm cemaatinin kıymetli birer üyesi sayarak onlara insani değer veriyor ve itibarlarını iade ediyordur.

Ulemanın ilk işi “ Pondok ” adı verilen bir dinî eğitim merkezi açmak ve öğrenciler için inşa edilmiş kulübe yurtlar kurmak idi. Alimler sadece birer öğretmen olmaktan öte, aynı zamanda köylülere ve cemaatlere gündelik iş hayatında rehberlik yapıyorlardı. Mezuniyetten sonra öğrenciler ulema zincirinin birer halkası olarak ülkenin çok uzak bir köşesine dönüyordu. Pondok’larda devam eden bu gelenek Halid el Bağdadi Hazretlerinin talebelerinden gelen bir silsilenin önderleri tarafından şu an halen Malezya’da devam ettirilmektedir.

Malezya halkının bağımsızlıklarını kazanmasının sebeplerinden birisi yine gönül önderlerinin yıllar öncesinde yapmış olduğu fedakâr çabalardır. 1900’lü yılların başında Malay âlimleri geleneksel din anlayışından ve halk arasındaki hurafelerden kurtulup Kur’an ve Sünnete dönülmesi çağrısında bulundular. Toplumun özüne dönmesi gerektiğini vurgulayıp, her kesimden insanın hem dünyevi hem uhrevi ilimlere hâkim olması gerektiği düşüncesini savundular. Yavaş yavaş milli ve dini bilincin gelişmesiyle de, İngilizlerin hiçbir baskısına ve dine aykırı talebine boyun eğmeden 1957 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler.

DSC_8347-DP-CX-PS-900px

Pondok

Peki, nedir Malezya’da bu kadar değerli olan? Dünyada en çok kalay ve maden temin edilen yer bu topraklardır ve petrol zengini olmasa da önemli ölçüde rezerve sahiptir. 4 asır boyunca her türlü doğal zenginliği sömürülmüş olan Malezya sadece yarım asırda ayağa kalkıp, yaralarını sarıp, kendine devlerin yarışında en önlerden yer ayırmıştır. Doğal kaynakları bitmiş gözüyle bakılan ülke her türlü sanayi dalında kendini geliştirmiş, dışarıya muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını gidermiş ve zamanla dünyanın ihtiyaçlarını da giderir pozisyona geçmiştir. Dünyada ekonomisi en iyi 8. Ülke ve en hızlı, en istikrarlı, en güvenli şekilde yükselen tek ülke olma özelliğini halen elinde bulundurmaktadır. 400 yıllık esaretten sonra 50 yılda dünya devlerine kafa tutar hale gelmesi her akıl sahibinin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir husus. Ülkenin ekonomisiyle alakalı diğer önemli bir detay ise 1997 yılında Asya krizi sırasında civardaki tüm ülkelere borç veren IMF’den gelen teklifi reddetmesi ve krizden neredeyse hiç etkilenmeden kurtulup daha hızlı yükselerek yoluna devam etmesidir. Asya krizi esnasında IMF’den borç alan Endonezya gibi ülkeler halen toparlanamamış ve dış güçlere bağımlı halden kurtulamamıştır.

Kısaca; teslimiyetçiliğe ve kaderciliğe boyun eğmeyen, ağlayıp sızlanmak yerine iş yapmayı yeğleyen liderleri ve halkıyla, ekonomik açıdan bir türlü güçlenemeyen Müslüman ülkelere yeni ve güzel bir model sunmakta olan bir ülkedir burası.

Asya krizini hiçbir dış finans kuruluşuna el açmadan tamamen kendi imkânları ile atlatıp arkasına bakmadan geleceğe koşan, huzur, güven, istikrar ve ucuzluk ülkesi olan Malezya, yabancı yatırımcıları çekmekte, çevredeki istikrar sıkıntısı çeken ülke finansörlerinin paralarını değerlendirme imkânı sağlamaktadır. Bu yüzden daha önceleri palmiye yağı ihracatçısı olarak bilinen Malezya’ya son yıllarda “Uzakdoğu’nun İsviçre’si” gözüyle bakılmaktadır.

Malezya’da İslam sosyal, ekonomik ve siyasi hayatı etkileyen en önemli faktördür. Modern toplumların kanayan yarası olan anayasalardaki boşluklar birçok adaletsizliğin yuvası olurken bu ülkede kanun boşlukları şeriat yasalarınca dolduruluyor. Ekonomi alanında faizsiz çalışan sigorta şirketleri, bankalar kurulup, halka faizsiz kredi ve helal kazanç kapısı sağlanıyor. Sosyal alanda çeşitli ırklara ve dinlere yaklaşımları ise herkesin düsturu olmalıdır. Burada Müslümanlar azınlık konumunda değildirler ama ezici bir çoğunluk da teşkil etmezler. Nüfusun sadece yarıdan az fazlası Müslümandır. Müslümanlar hâkim konumda olmalarına rağmen Budistlere, Hindulara, Hıristiyanlara kem gözle bakmaz, onları küçümsemezler. Sadece gerçeği görmeleri için dua etmekte, İslâm’ın güzelliklerini anlatıp açıklamakta ve iyi örnekler olmaya çalışmaktadırlar.

Resim

Putrajaya Mosque, best ever

4 responses to “Malezya’yı Anlamak 1 / Tarihi ve Biraz da Sıkıcı Bilgiler

  1. Malezya hakkındaki diğer yazılarınızı da okudum, gerçekten güzel tanıtmışsınız, sayenizde çok şey öğrendim. Malezya’ya taşınma gibi küçük bir ihtimalimiz var, okuduktan sonra ‘İnşallah gidebiliriz.’ dedim. Ellerinize sağlıık🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s