Nishijin Dokumacılığı, Nishijin-ori

Nishijin Kumaşının kulladınıldığı bir Kimono

Nishijin Kumaşının kulladınıldığı bir Kimono

Japon kültüründe önemi oldukça fazla olan geleneksel Kimono tüm dünya tarafından bilinir hale geldi. Kimono kelimesinin kökenine inildiğinde giyilen eşya manasını çıkarıyor dil bilimcileri, genel olarak Japonların geleneksel kıyafeti diyebiliriz. Kimononun bilinen tarihi MS 4. – 5. Yüzyıla kadar gidiyor fakat daha eski olması da muhtemel. Bu demek oluyor ki Japonlar en az 16 yüzyıl boyunca aynı tarz kıyafeti giymiş ve zamanın kumlarına karışıp kaybolmayan bu kıyafete maddi manevi birçok anlam yüklemişler.

Bazı Kimonolar evli kadınlar tarafından tercih edilirken, bazılarıysa bekar kadınların gözdesi olmuş. Kimisini yaşlı kadınlar giyerken, kimisi düğünlerde giyilmiş. Bir de özel törenlerde 12 kat kumaşa sahip Kimonolar istenirmiş ve bu Kimonoları kadınlar tek başına giyemez mutlaka bir yardımcı kadın yardım edermiş. Genel hatlarıyla Kimonolar birbirlerine çok benzese de inanılmaz sayıda ayrıntılarıyla farklılaşıyorlar. Kol kısmının genişliği, işlemelerin üstte veya altta olduğu, kullanılan kumaş ve renkler, motifler ve daha bir sürü faktör Kimonoları çeşitlendiriyor. Ayrıca Kimono sadece kadınların değil erkeklerin de hem günlük hem de resmi toplantılarda giydiği bir kıyafet olduğu için önem arz ediyor.

Geleneksel Kimono Figürü

Geleneksel Kimono Figürü

Kimononun her bir farklı özelliğini anlatmaya kalksak bir kütüphane dolusu bilgi çıkar eminim. Neticede 16 yüzyıllık bir geçmişe sahip, değişmeden olduğu gibi korunan bu kıyafet kültürel yönden önemli bir hazine. Bu yüzden sadece Kimono kadar eski bir geleneksel dokuma türünden bahsetmek istiyorum.

Orta Çağda Nishijin Dokumacıları

Orta Çağda Nishijin Dokumacıları

Nishijin-ori yani Nishijin Dokumacılığı. 1200 yıllık tarihe sahip muhteşem nakışların ve harika motiflerin ortaya çıkarıldığı bu dokumacılık zanaati Kimono yapımında asırlardır kullanılmış. Esasında Kimonoyu güzel ve göz alıcı yapan kumaşındaki Nishijin tarzı dokumayla üretilmiş desenler ve motifler. Nishijin tarzı dokumanın kullanıldığı Kimonolar bölgenin en zengin ve varlıklı aileleri tarafından giyilirmiş ve bu tarz bir motife sahip Kimono almak lüks olarak addedilirmiş.

Elde Dokuma

Elde Dokuma

Bu dokumayı bu kadar özel yapan ne peki?

İlk olarak Nishijin kumaşı için, saf ipekten üretilen iplikleri farklı farklı renklere boyayarak binlerce tonu yakalamak ve boyanmış ipek ipliklerden olağan üstü desen ve motifler elde ederek çarpıcı bir dizayn ortaya çıkararak dokumak gerekiyor.

Boyama ve dokuma sürecine geçmeden önce bu özel dokuma tarzının tarihinden bahsetmekte fayda var. Daha önce bahsettiğim gibi 1200 yıl önce yaklaşık 8. Yüzyılda bu dokumacılığın temeli atıldığı söyleniyor fakat daha eski de olabilir. Eski Japon imparatorluğunun başkenti olan Kyoto şehrinde, farklı renklere boyanmış ipek ipliğinin çeşitli dekoratif desen elde etmek için kullanılmasıyla Nishijin dokumacılığı başlamış. Bu zanaatta oldukça bıktırıcı ve zor işlemlerden geçen ipliklerin bir de özel olarak dokunmasıyla sadece basit bir desen elde ediliyor fakat toplum dokumanın kalitesini alışılmamış renklerde çarpıcı ve farklı desen tasarlamaya bağladığı için tüm bu uğraşlara katlanılmış. Ayrıca İmparator Ailesi ve zamanın Samurai Lord’ları da bu zanaatı yapanları ve Nishijin dokumacılığı sektörünü destekleyip, canlı kalmasını sağlamışlar. Tarih boyu bu sektör çalkantılı bir şekilde ine çıka devam etmiş ve Kimonolardan Nishijin motifleri eksik olmamış.

Dokuma Makinesinde Renkli İplikler

Dokuma Makinesinde Renkli İplikler

15. Yüzyılda en büyük darbeye uğramasına sebep olan hatta neredeyse Nishijin sanatını yok eden Onin Savaşı meydana gelmiş. Kyoto şehri tamamen tahrip olmuş, sivil halk ülkenin dört bir tarafına dağılıp tüm üretim faaliyetleri durmuş. Savaş bittiğinde ise eskiden Kyoto’da yaşayan yerli halk memleketlerine dönüp tekrardan şehri imar etmeye başlamışlar. Japon halkın tekrar şehri inşaa etmeye başladıkları yer eski Kyoto’nun batısında kalan bir bölgeymiş. O yüzden Japonca’da Batı Mevkisi anlamına gelen Nishijin kelimesi bölgeye isim olarak verilmiş ve burada dokumacılık faaliyetleri sıfırdan tekrar başlamış. Böylece buradaki dokumacılığa da Nishijin-ori denilmiş. Mesela Kyoto’ya geri dönen halkın bir kısmı doğu ve güney bölgelerine yerleşmiş, buradaki dokumacılıkta farklı bir isim almış ama tüm bunlar içerisinde Nishijin kumaşları günümüze kadar en popüler ve en lüks dokumalar olarak gelmiş.

Tek tek boyanıyor her bir motif

Tek tek boyanıyor her bir motif

Sektör diğer bir değişikliğe ise Avrupa’ya gidiş gelişlerin arttığı 18. ve 19. yüzyıllarda uğramış, batı teknolojisiyle dokuma tezgâhları daha modern ve daha az yorucu hale getirilmiş. Tüm bu değişim süreçlerinden etkilenmeyen tek şey Nishijin kumaşlarının albenisi sanırım. Artık Japonlar da günlük olarak Kimonoyu tercih etmeseler de evlenme törenleri, çay seremonileri ve yaz festivalleri gibi özel günlerde giyilen Kimonolarda kullanılan Nishijin kumaşları halen herkesin gözdesi. Fiyatları da oldukça yüksek olan bu kumaşların kullanıldığı Kimonolar ortalama 10.000 dolardan daha fazla meblağ ediyor.

Zibilyon tane ton var bence

Zibilyon tane ton var bence

Nishijin kumaşlarını önemli ve değerli yapan 2 süreçten bahsetmiştim. Nishijin tarzının olmazsa olmazı çarpıcı renkler. Modern hayatta bu renkler artık çok kullanılır olsa da 1200 yıllık bir tarihe sahip geleneksel dokumacılığın nasıl olur da şu an bile bu teknik olmadan üretilemeyen renklere sahip olduğu en büyük tartışma konusu. Sadece parlak, ihtişamlı altın rengini elde etmek için sayısız kimyasal madde kullanıp, bir nevi kimyasal deney gibi gözüken işlemlerden geçiriyorlar.

Çok tatlı bir desen

Çok tatlı bir desen

Boyamadan önce ipek iplikler muhakkak olağanüstü titizlikle temizlenip yıkanıyor. Yıkama esnasında sabun veya soda külü kullanılarak hem ipliğin üzerindeki organik kalıntılar temizleniyor hem de ipeğin daha parlak ve yumuşak bir dokuya sahip olması sağlanıyor. Yıkama işlemi bitince boyama süreçleri başlıyor. Geleneksel ve doğal boyalar eskiden beri en çok kullanılan renklendiriciler olmasına rağmen 19. Yüzyıldan sonra sentetik maddeler daha fazla kullanılmış.

İşte Nishijin Kumaşları

İşte Nishijin Kumaşları

En beğenilen altın rengini oluşturmak için kullanılan yöntem ve materyaller oldukça komplike düzeyde. Bizzat altının kendisini boya olarak kullanmaktansa imitasyonunu yapıp gümüş ipliklere altın rengi vermeyi tercih etmişler. Japon kağıtları (washi) , Persimnon Tonin, Doğal Vernik (Urushi), Kükürt Tozu, Demir Asetatları (Ohaguro) ve esas olarak da Kalay ve Bakır elementleri kusursuz altın rengini elde etmek için kullanılıyor. Vernikleme çok önemsenmiş çünkü kullanılan metallerin zamanla aşınması ve parlaklığını yitirmesi kalitesizlik olarak değerlendiriliyor. Sülfür tozu ve Çam Sakızını, gümüş metal yapraklarla muamele ederek altınsı parlaklık veriliyor ayrıca kalay da ateşte ısıtılarak altın rengi elde ediliyor. Gümüş asetatları ise Japon kültüründe başka bir öneme sahip, kısaca özetleyecek olursak eski zamanlarda evli kadınlar bu maddeyi kullanarak dişlerini siyaha boyuyorlarmış böylece hem medeni hallerini belli ediyorlar hem de dişlerini aşındırıcı etkilerden koruyorlarmış. İnanç böyle lakin koruyucu etkisi tartışılır.

Daha Modern Dokuma Makineleri

Daha Modern Dokuma Makineleri

İplikleri bir sürü maddeyle karıştırıp, günlerce karanlık odalarda veya güneş ışınlarının altında dinlendirerek elde edilen renk tonu, parlaklık ve sağlamlık çok önemli. Tüm ipler renk verildikten sonra geriye işin diğer çileli kısmı başlıyor. Renkleri uyumlu kullanarak tamamen sanatsal bir faaliyet olarak değerlendirdiğim motif ve desen tasarımı, ince ince dokuma, çarpıcı nakışlar elde etme kabiliyet, yetenek, tecrübe ve sabır istiyor. Haftalarca süren üretim faaliyetleri sonucu elde edilen küçük bir desen metrelerce kumaş gereken Kimononun ise sadece küçük bir parçasını oluşturuyor.

Düğünlerde giyilen yeni Kimonolar

Düğünlerde giyilen yeni Kimonolar

Nishijin kumaşlarının böylesine değerli ve önemli olmasının altında yatan sebep genel olarak bunlar; zahmetli ve zaman alan bir süreçten geçmesi. Uzun işlemler sonucu elde edilen motif ve desenler ise kesinlikle tasarım harikası olarak değerlendirilebilir. Beni etkileyen şey ise tüm bu güzel tasarımların asırlar öncesinde de yapılmış olması, devlet adamlarının sürekli desteğini alması, herkes tarafından takdir görmesi ve zor olsa da halen bu geleneğin yitip gitmeden devam ettirilmesi.

Japonlar geleneksel değerlerine bizden fazla sahip çıkıyorlar. Düğünlerimize bakıyorum da Avrupai beyaz gelinlik denen kıyafetten başka bizi anlatan geleneksel bir kıyafet giyen hanım yok. Gelinleri geçtim yakın akrabalarda bile görmedim. Fena mı olurdu şöyle Bindallılarıyla gelse gelinler, Osmanlı zamanındaki gibi bir düğün olsa, dualar okunup, şerbetler dağıtılıp, lokmalar dökülse..

Neyse darısı başımıza diye sözü bitiriyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s