TUS Denen Meret

4 (5)

Baştan hatırlatmak istiyorum henüz Tıp Fakültesi’ndeki hayatımın yarısındayım, yani 3. Sınıfta… 3 sene daha zorlu bir eğitimden sonra Tıbbi Atık olarak mezun olacağım.  Biz buna Pratisyen Hekim diyoruz lakin toplumun görüşü, hocaların dayatmaları ve çevre baskısı 6 yıl boyunca uzun ve yorucu bir eğitim almış hekimleri maalesef bir Tıbbi Atık misali önemsiz ve değersiz yapmakta. Kararlarına güvenilmeyen bu hekimler birde darbeyi devletten yer ve özellikle erkekler Türkiye’nin ücra yerlerine zorunlu hizmet görevlerini yerine getirmek için giderler, hanımlara sanırım biraz daha toleranslı davranılıyor Ege’nin köylerine gitmişti birçok arkadaşım.  Neyse istisnalar da vardır tabii. Bizden istenen TUS ( Tıpta Uzmanlık Sınavı ) ‘u kazanıp çevremizdekileri tatmin edecek bir yere ve bölüme yerleşmek.  Uzaktan davulun sesi hoş gelirmiş , ahh bir bilseler bu nankör sınavın ne olduğunu.

TUS Dünyadaki en zor 2. Sınavmış. Abartı değil hocalar bile bunu söylüyorlar.  Zor olan ne peki? Birinci olarak bu sınavın içeriği 6 yıl boyunca öğrendiğimiz tüm bilgiler. Temel Bilimler ve Klinik Bilimler olarak ikiye ayrılıyor.  Toplam 240 soru soruluyor ve 200 dogru yapan Türkiyede dereceye giriyor. Biz öğrenciler fakülteyi zar zor bitiririz, 60 geçsek yeter mantığıyla.  Ki bu soruların % 60 ını yapmak demek. Yani fakültede ancak yapabildiğimiz bu oranı % 80 e çıkarmamız gerekiyor. Sınavı zorlaştıran ikinci sebep ise katılanların zaten fakülteye girmeden önce ÖSS, YGS, LYS gibi deli dolu sınavlarda ilk 10bine girmiş olmaları.  Kaymak tabaka diyorlar buna, Türkiye’nin en iyileri arasından sıyrılmak gerekiyor. Üçüncü olarak ise bu sınava sadece o yılın mezunları değil tıp fakültesini bitirmiş, Uzmanlığı yapmış veya yapmakta olan doktorlarında katılabilmesi. Bu faktör bazılarına önemsiz gibi görünse de tıp gibi uçsuz bucaksız bir ilimde ne kadar vakit bulunduysan o kadar çok bilgiler dimağlarda oturuyor, pekişiyor.  Bitmedi daha. Diğer bir sebeb ve belki de en önemlisi devletin hiçbir zaman anlam veremediğim politikası. 3.000 civarında kontenjan olan bölümlere yaklaşık olarak 7.000 -10.000 kişi giriyor. Oran hiç iyi değil bir de bana göre iyi bir puan yapmış olan kişi istediği bölüm olmadığı için tercih yapmıyor çünkü atıyorum Cerrahpaşa’nın Genel Cerrahi bölümünde Asistan olmak için 7.000 kişi içerisinden 6 rakamının içine girebilmek gerekiyor. Şükür ki artık Genel Cerrahi albenisi çok olan bir bölüm değil,  idealist beyler ve hanımlar kolayca girebilir.  Bir kaç sene önceki TUS sınavı 3. Sü oldukça popüler olan Siyami Ersek Hastanesinde Kardiyoloji asistanlığına girememişti, o dönemde hastane sadece 1 kadro açmış ve kendinden önceki 2 kişiden biri burayı yazmış. Yazık. Neyse cidden Kardiyoloji istiyorsa gideceği bir sürü yer var🙂

Böyle manyak bir sınav beni de bekliyor ve maalesef bu işin maddi tarafı olan dershaneler hemen kendini göstermeye başladı. daha 3. sınıfın başındayken insanları sektördeki 3 hatırı sayılır dershaneden birini seçmelerini ve yaklaşık 8-9 bin TL’lik dershane ücretini güya indirimle ödemesi için bir nevi teşvik ediyorlar. Önce kayıtları alıyorlar sonra çekiliş seminer adı altında otellere toplayıp kafa ütülüyorlar.  Yani gerçekten o kadar rahatsız edici bir durumda kaldık ki sormayın.

Geçenlerde gittiğim bir dershanenin çekiliş programında Kadın Doğum uzmanı bir hoca gööyaaa ufak çaplı bir konuşma yapacaktı fakat baya bir uzatmalara oynadı. Hocanın “Baba” ve “Abi” tarzı konuşmasından yeterince irrite olmuş halde dediği şeylere pek odaklanamadım. Her cümlede bu iki kelimeden birini sürekli söylemesi gerçekten tuhaftı, bir hoca için fazla lakayt veya zaten hocanın niyeti lakayt olup sevimli görünmek, neyse ne J.  Bu gibi sebeplerden ve çekiliş ya çıkarsa diye kalbimin beynime yaptığı küçük heyecanlardan kurtulup bu adam ne diyor acaba diye dinlemeye çalıştım. Cidden çalıştım. Keşke dinlemeseydim diyorum şu an. Bahsettiği şey TUS sınavının zorluğu ve bu yüzden bireysel çalışmanın önemi gibi görünse de hoca açık açık fakültede en yakın arkadaşınız TUS’ta sizin azılı rakibiniz olabilir demeye başladı. Dostluk, rakip olma, az çalıştım, şunu çalıştım sadece tarzı muhabbetler etmeye başladı. Arada espri de yapıp gençlerin gönlünü ediyordu ama ben çok rahatsız oldum. Toplumu ve tabii ki de gençleri böyle yozlaştırıyorlardı demek. Bireysel çıkarlar dostluktan, muhabbetten daha önemliydi. Herkesin içindeki koca BEN’leri gözleri kör edip, bu yolda yapılan her şeyi meşru kılıyordu. 4. ve 5. Sınıfta gizliden gizliye dostundan sır gibi saklayarak ders çalışanlar öne geçer gibi düşünceler empoze ediyor yani insanı yalan söylemeye olduğu kadar güvensizliğe meylettiriyordu. Bunların konuşulduğu bir ortamdan çıkıp gitmek istedim. Biz ne ara bu kadar açık seçik şekilde bunları konuşur olduk. Bunlara güler olduk. Bu sırada en yakın arkadaşım, çok sevdiğim dostum yanımda oturuyordu ve bana döndü dedi ki: “Makbule ben zaten kazanamam TUS’u, nolur beni rakibin olarak görme!” Şok. Şok.  İçimden Tövbeler, Estağfirullahlar, La Havleler geçiyordu. Öyle güzel nakış nakış işlemiş ki insanların kafasına yazık diyorum. Ecdadımız dostluğa, muhabbete çok önem verirmiş, dostu için ne fedakarlıklar yaparmış. Bizim nesil fedakarlıktan çoktan geçti, gerçek manada dost bile olamıyor.

TUS gerçekten önemli bir sınav, çok çalışmalı ve elinden geleni yapmalı, lakin bu sırada hayatı da ıskalamamak gerekiyor.  Kaybettiğin sınava bir kere daha çalışırsın, girersin, veya illa uzman olmana gerek yok, pratisyen olursun, aile hekimi veya başka eğitimler alırsın iş yeri hekimi falan olursun. Bir şekilde hayatta para da kazanırsın, saygınlık da. Ama kaybedilen bir dostu kazanmaktır en zor olan. Kırdığın gönülleri tamir etmek bir şehri inşaa etmekten daha zordur.

Önceliklerimiz ve değerlerimiz ne olmalı? Bunları kim belirliyor? Bence bir düşünmeli nacizane…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s