Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. SALINGER

Masamın üstündeki duruşu

Masamın üstündeki duruşu

Son zamanlarda okuduğum kitaplardan birini paylaşmak istiyorum. Oldukça ilginç bir kitap. 1951 yılında ABD ve İngiltere’de başlamış kitabın macerası. Fakat basıldığı ilk sıralar fazla açık saçık olduğu düşünülüp Amerikada yasaklanmış hatta halen bile yasak olduğu Amerikan kütüphaneler varmış. İlginç kısım ise burada başlıyor. Lise düzeyinde en çok yasaklanan kitap olmasına rağmen çoğu ingilizce hocalarının öğrencilerine en çok okuttukları bir eser.

Yazarımız Bay Salinger. Yazarlık hayatı pek parlak değil sanki. Kitabı ünlenince kameralardan, fotoğraflardan ve tüm röportajlardan kaçıp inzivaya çekilmiş. Biraz depresif bir beyefendi. Bu kitaptaki karakteri kendisinin ergenliğiyle eşleştirmiş. Açıkçası bunu söylemese bile o kadar belli ki. Küçük ergen Holden’imizin tavırları yazarımızın topluma karşı olan öfkesine çok benziyor. (küçük ergen Holden ilerde açıklanacak)

Kitabın konusundan üstünkörü bahsetmeyi düşünüyorum, spoiler vermeyi pek seven bir mizacım yok. Kahramanımız Holden Caulfield. Kimi edebiyatçılar bu karakterin olsa olsa bir anti kahraman olacağını savunsalarda kitabın tamamında çocuğun kafasının içinden geçenleri dahi biliyorsunuz. Kitabımızın anlatıcısı upuzun boylu ama yaşı küçük bir ergen. Sergilediği tutumlar ve kalkıştığı işlere bakınca 25 inde gibi davrandığını çok rahat söyleyebilirim.

Küçük ergen Holden’imizin ağzından düşmeyen kelimeyse tam anlamına bir “zırvalık!” Sayfalarca zırvalık kelimesini söylemiş olabilir. Küçük ergen ismimi takmamın sebebi kitabın konusu diye düşünüyorum🙂 Çünkü tam anlamıyla ergenlik dönemindeki bir erkeğin ebeveynlerine, okula, topluma büyük isyanını; kızlara duyduğu şehveti ve tiksintiyi, bir anda bir kızdan nefret edip bir dakika sonra onunla çılgınca hayaller kurması gibi tutarsızlıkları anlatıyor.

Küçük ergen Holden’imizin kendine has bir mizah anlayışı var. Bakış açısı ise tamamen başka bir boyut. Kızlarla olan ilişkisi erkeklere önyargılı yaklaşmaya sebep olsada topluma ve onun dayatmalarına karşı başkaldırısı oldukça hoşuma gitti. Onun yerine koydum kendimi, onun yerine hissettim öfkeyi, onun yerine kavga etmek geldi içimden.. Ve en sonunda şunu anlattı bana küçük ergen Holden; ne kadar kızsan, isyan etsende insanlara, aslında onları özlüyorsun bir zaman sonra…

P.S. Kitapta çok sevdiğim (hatta kitapta tek hoşuma giden) , yanaklarını sıkmak istediğim tatlı bir karakter var, yaşına rağmen söylediği sözlerde zeka kırıntıları bulmak zor olmadı. Ama o kim söylemeyeceğim. Spoiler yok.

Küçük ergen Holden'in sevdiğim bir sözünün olduğu sayfa

Küçük ergen Holden’in sevdiğim bir sözünün olduğu sayfa

 Gelelim kitaptan aynen alıntı yapacağım yerlere;

“Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum”

Kitabın ilk cümlesi. Bak sen şu ergene diye başladığım an işte.

“Her neyse, atom bombasını keşfettiklerine çok memnunum bir bakıma. Yeni bir savaş olursa, gider bombanın tepesine otururum. Bunun için gönüllü giderim, yemin ediyorum”

Mazoşist.

“Bildiğim tek şey size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. …. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.”

Küçük ergeni sevdim bu noktada. Ama bu da kitabın son cümlesiydi😀

One response to “Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. SALINGER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s